CARDENOR 4 MG/4 ML IV INFUZYON ICIN KONSANTRE COZELTI ICEREN 10 AMPUL

Skor :
star_blank
Skor girilmemiş
Ürün Türü : İlaç
Barkod : 8680184750087
Etken Madde : NORADRENALIN BITARTARAT
Firma : VEM ILAC
Firma Telefon : -
Reçete Türü :
Eczanede Satış :
Çocuklarda :
Gebelikte :
Emzirmede :
Alkol ile :
Fiyat : 0 ₺ (son güncelleme 2019-08-10 )
personel tarafından kullanılması gereken bir

CARDENOR hastanede uzmanlaşmış tıbbi ilaçtır.
CARDENOR 10 adet 4 mİ çözelti içeren tip I cam ampullerden oluşmaktadır. Her pir ampul etkin madde olarak norepinefrin tartarat içerir.
CARDENOR çözelti şeklinde sunulur ve sadece seyreltildikten sonra damar içine uygulanır. CARDENOR aşağıdaki acil durumlarda kullanılır;
- Akut hipotansiyon durumlarında acil önlem olarak kan basıncının normale döndürülmesinde.
2. CARDENOR'u kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler CARDENOR'u aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ
• Norepinefrine veya CARDENOR'un içeriğindeki diğer yardımcı maddedurumlarında.
• Hipertansiyon (yüksek kan basıncı) durumlarında, çünkü hipertansif ha|basıncının artışı altında norepinefrinin etkilerine daha duyarlı olabilirler.
• Kan hacim eksikliğinden dolayı olan hipotansiyon durumlarında.
• Kanda aşırı karbondioksit (hiperkapni), doku oksijen yetmezliği (hipoksi)damar hastalığı durumlarında.
• PrinzmetaPs Anjini diye adlandırılan dinlenme sırasında görülen kalp ile iağrısı durumlarında, çünkü bu hastalarda koroner (kalbin kan damarları)miyokardiyal enfartüse (kalp krizi) neden olabilecek süre ve büyüklükte düş^b
• Hipertroidizm (tiroid bezinin aşırı çalışması) durumlarında böylenorepinefrinin etkilerine aşırı duyarlıdır ve düşük dozlarda toksisite meydana
• Kloroform, siklopropan ve halotan anestezisi sırasında çünkü norepinkaslarının uyarı labi liri iğini artırabilir ve kalbin hızlı ve düzensiz kasılmalaı|ıolabilir.

ere alerji

talar kan

ıre tıkayıcı

il S

ili göğüs can akımıilir.hastalargelebilir,^frin kalpna neden

CARDENOR'u aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
• CARDENOR alt ekstremite bölgesi damarlarına enjekte edilmemelidir.
• CARDENOR'un güçlü etkisi nedeniyle doz aşımı sonucu kan basıncında tehlikeli biryükseliş riski her zaman vardır. Kan basıncının aşırı yükselmesi durumuıfda tedavidurdurulmalıdır.
• Kan damarlarını daraltan herhangi bir güçlü ilacın uzun süreli kullanımı, danfarlarda kiplazma hacminde bir düşüşe yol açabilir. Bu eksiklik su ve uygun tuzların jfardımıylakalıcı olarak giderilmelidir.
• Şeker hastalığı (diyabet), dar açılı glokom veya prostat büyümesi durumun(|a dikkatliolunmalıdır.
• Norepinefrin güçlü bir doku tahriş edicidir, bundan dolayı sadece çok seyreltilmişçözeltileri kullanılmalıdır. Eğer enjeksiyon alanında yanma veya ağrı hisşedersenizacilen doktorunuza haber verin, çünkü çözelti kan damarlarının dışındaki dokularınızaçıkıyor olabilir.
CARDENOR'un yiyecek ve içecek ile kullanılması
Geçerli değildir.
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Norepinefrin plasentanın kan dolaşımını düşürebilir ve fetüsün kalp ritminin hız|anmasına neden olabilir. Ayrıca rahim üzerinde kasılma etkisi yaratabilir ve gebeliğin sonunda fetüsünboğulmasına neden olabilir. Bu nedenle, hamile bir kadının hayata döndürülmesi sırasında,eğer klinik faydaları, bebeğe olası risklerden daha fazlaysa kullanılmalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczapınıza danışınız.Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Norepinefrin'in insan sütüyle atılıp atılmadığı bilinmemektedir.
Norepinefrin'in süt ile atılımı hayvanlar üzerinde araştırılmamıştır. Emrizırmenm durdurulup durdurulmayacağına ya da CARDENOR tedavisinin durdurulupdurdurulmayacağına/tedaviden kaçınılıp kaçınılmayacağına ilişkin karar verilirken, emzirmeninçocuk açısından faydasmı ve CARDENOR tedavisinin emziren anne açısından faydas|m dikkatealarak doktorunuz karar verecektir.
Araç ve makine kullanımı
CARDENOR'un araç ve makine kullanımı üzerinde etkisi yoktur.
CARDENOR'un içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli ^ilgiler
ıaz m

sülfitlere a neden

Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için doktorunuza danışınız.

geçerli)

se

lütfen

CARDENOR yardımcı madde olarak sodyum metabisülfit içerir, bu (özellikle duyarlı hastalarda) çok nadiren ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonlarına ve bronkospolabilir.
CARDENOR her ampulde 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yan| esasında “sodyum içermez”.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı
Genel anestezi esnasında kullanılan kloroform, siklopropan veya halotan gibi (kalp kaslarının uyarılabilirliğini arttıran ve kalbin hızlı ve düzensiz kasılmalarına neden olan maddeler) bazıilaçlar ile norepinefrin kullanılmamalıdır.
Yavaş kalp atışı, hipotansiyon ve kalp ritim bozukluğunda ve kullanılan Atropin sülfat, alerjide kullanılan antihistaminikler (difenilhidramin, tripelennamin, deksklorfeniframin) iledikkatli kullanılmalıdır.
Ergotamin türevi bazı alkaloidler (guanetidin veya metildopa) norepinefrinin yazopresor etkisini potansiyalize edebilirler ve ciddi ve inatçı hipertansiyona neden olabilirler.
Yüksek miktarda dijitalin ve kinidin alan hastalarda kalp ritmi bozuklukları oluşabilir. Rezerpin, guanetidin ve kokain CARDENOR etkilerini arttırabilir.
Depresyonu tedavi etmekte kullanılan trisiklik antidepresanlar (örn. İmipramin) ve mıonoamın oksidaz inhibitörleri ile kullanılmamalıdır.
Furosemid ve diğer diüretikler (idrar üretimini artırmak için kullanılan ilaçlar) ile dikkatli kullanılmalıdır.
Norepinefrinin gliserol, asetoasetat, p-hidroksibutirat ve glukoz'un dolaşımdaki se viyelerini artırdığı gösterilmiştir. Plazma insülini, laktat, piruvat ve alanin seviyeleri norepfnefrin iledüşer.
Eğer reçeteii ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandıysanız lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.3. CARDENOR nasıl kullanılır?
Epiteliyal over kanserlerinin başlangıç ve sekonder tedavisinde kullanılır. Küçük hücreli akciğer kanserlerinin tedavisinde de endikedir.
Sadece karboplatin ile tedavi edilen hastalarda gözlenen yan etkiler şunlardır:
Hematolojik yan etkiler : Miyelosupresyon, karboplatin'in doz kısıtlayan yan etkisidir. Hastalarda; trombositopeni (trombosit sayısı<50.000/mm3), nötropeni (granülosit sayısı<1.000/mm3) ve lökopeni (lökosit sayısı<2.000/mm3) gözlenebilmektedir. Miyelosupresyon, monoterapi gören hastalarda 21 günde oluşur. 28. günde hastaların çoğunda trombosit sayısının 100.000/mm3, nötrofil sayısının 2.000/mm3 ve lökosit sayısının 4.000/mm3 'ün üstüne çıktığı gözlenmiştir.
Özellikle böbrek işlevleri bozuk olan hastalarda miyelosupresyon daha şiddetlidir, bu hastalarda şiddetli lökopeni ve trombositopeni sıklığı da artmıştır.
Başlangıç değerleri normal olan hastaların üçte ikisinde, karboplatin uygulandığında, hemoglobin değerlerinin 11 g/dl'nin altına düştüğü gözlenmiştir. Anemi sıklığı karboplatin uygulanmasına bağlı olarak artar.
Hematolojik yan etkiler genellikle geri dönüşümlüdür ama enfeksiyonlara veya hemorajik komplikasyonlara yol açabilir.
Karboplatin kemik iliğini baskılayan diğer ilaçlarla veya radyoterapiyle birlikte uygulanırsa kemik iliği baskılanması daha şiddetli olabilir.
Gastro-intestinal yan etkiler: Karboplatin uygulanan hastalarda kusma gözlenmiştir ve bunların bazıları ciddi olgulardır. Kusma, özellikle daha önceden sisplatin gibi emetojenik ilaçlarla tedavi görmüş hastalarda daha sık gözlenir. Bazı hastalarda da sadece bulantı gözlenebilir. Hem bulantı hem kusma, genellikle tedaviden 24 saat sonra kesilir ve anti-emetik ilaçlarla tedavi edilebilir/önlenebilir.
Ağrı, diyare ve konstipasyon, karboplatin tedavisi sırasında gözlenebilen diğer gastro-intestinal yan etkilerdir.
Nörolojik yan etkiler: Karboplatin uygulaması sonrasında nörotoksisite insidansı % 4'dür. Hastaların çoğunda nörolojik yan etkiler parestezi ve derin tendon reflekslerinde azalma şeklindedir. 65 yaşın üstündekilerde ve daha önce sisplatin ile tedavi görmüş hastalarda nörolojik yan etkilerin sıklığı ve şiddeti artar.
Ototoksisite, görme bozukluğu ve tat alma duyusunda değişiklik gibi duysal bozukluklar nadiren gözlenmiştir. Bildirilen merkezi sinir sistemi bulgularının anti-emetik ilaç kullanımına bağlı olduğu düşünülmektedir.
Nefrolojik yan etkiler: Nefrotoksisite genellikle doz kısıtlayan bir yan etki olmadığı gibi, zorlu diürez ve yüksek hacimli sıvı hidrasyonu gibi koruyucu yöntemlerin uygulanmasını da gerektirmez. Ancak, kan üre ve serum kreatinin düzeylerinde artış gözlenebilir. Böbrek işlevlerini ölçmenin en etkin yolu olan kreatinin klirens ölçümü, ilacın klirensi ile kemik iliği baskılanması arasındaki ilişkinin izlenmesi açısından da yararlı bir tetkiktir. Karboplatin uygulanan hastalarda, kreatinin klirensi dakikada 60 ml'nin altına düşebilir. Tedavi öncesinde böbrek işlevleri bozuk olan hastalarda karboplatin uygulaması ile nefrotoksisite sıklığı ve şiddeti artabilir. Karboplatin uygulaması sonrasında sodyum, magnezyum, potasyum ve kalsiyum gibi serum elektrolitlerinde gözlenen azalmanın klinik bulguların ortaya çıkmasına yol açmadığı bildirilmektedir.
Hepatik yan etkiler: Başlangıç değerleri normal olan hastaların % 5'inde toplam bilirübin, % 15'inde SGOT ve % 24'ünde alkalen fosfataz tetkikinin karboplatin uygulaması sonrasında bozulduğu bildirilmektedir. Olguların yaklaşık yarısında bu bozukluklar hafif ve geri dönüşümlüdür. Çok yüksek dozda karboplatin uygulanan ve otolog kemik iliği transplantasyonu uygulanan kısıtlı sayıda hastada karaciğer işlev testlerinde ciddi bozukluklar olduğu bildirilmiştir.
Alerjik reaksiyonlar: Platin içeren diğer bileşiklerde gözlenenlere benzer şekilde; kızarıklık, ürtiker, eritem, kaşıntı ve ender olarak bronkospazm ve hipotansiyon gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları gözlenebilir. Bu reaksiyonlar standart adrenalin, kortikosteroid veya anti-histaminik uygulanarak başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.
Diğer: En sık bildirilen yan etkiler ağrı ve asteni'dir. Bu yan etkiler ile tümör ve anemi arasında bir ilişki olasıdır. Hastaların bazılarında alopesi, enfeksiyon olmaksızın ateş ve kardiyovasküler, solunum ve genito-üriner sisteme ait yan etkiler bildirilmiştir. Kalp yetmezliği, emboli ve serebrovasküler olaylar gibi kardiyovasküler olaylar çok nadir olarak fataldir ve kemoterapiye bağlı olmadıkları düşünülmektedir.
**Karboplatin, kanser kemoterapisi alanında uzman bir hekim gözetiminde uygulanmalıdır.
Kemik iliği supresyonu, uygulanan doza bağlıdır ve ciddi bir klinik tabloya yol açarak enfeksiyon ve/veya kanama gelişimi ile sonuçlanabilir. Anemi, kan transfüzyonu gerektirecek kadar ciddi olabilir. Kusma, karboplatin kullanımına bağlı olarak sık ortaya çıkan bir yan etkidir. Karboplatin kullanımı ile ortaya çıkabilen anaflaktik reaksiyonlar ilaç uygulanmasından birkaç dakika sonra ortaya çıkabilir. Semptomları ortadan kaldırmak için adrenalin, kortikosteroid ve antihistaminik ilaçlar uygulanmaktadır.**

Kemik iliği supresyonu doza bağlı ve aynı zamanda doz sınırlayan bir yan etkidir. Tedavi süresince sık sık periferik kan sayımı yapılmalıdır. Tek başına karboplatin uygulandığında, ortalama 21 günde kemik iliği supresyonu oluşur. Lökosit, nötrofil ve trombosit sayımları normale dönmeden, aralıklı karboplatin uygulaması sürdürülmemelidir. Daha önce özellikle sisplatin tedavisi uygulanmış hastalarda ve böbrek işlevleri bozulmuş hastalarda kemik iliği supresyonu artar. Bu hastalarda başlangıç dozu azaltılmalı ve periferik kan sayımına ilişkin genel önerilere uyulmalıdır.
Anemi kümülatif olduğundan, özellikle uzun süreli karboplatin tedavisi sırasında kan transfüzyonu yapılması gerekebilir.
Kemik iliğini baskılayan diğer ilaçlarla birlikte karboplatin uygulandığında, yan etkileri en aza indirebilmek için ilaç dozuna ve uygulama aralığına dikkat etmek gerekir.
Karboplatinin nefrotoksik potansiyeli çok düşük olmakla birlikte, aminoglikozid grubu antibiyotiklerle birlikte uygulandığında ototoksik ve nefrotoksik yan etkilerde artış olabileceğinden, dikkatli olunmalıdır.
Pediyatrik hastalarda, diğer ototoksik ilaçlarla birlikte önerilenden daha yüksek dozlarda kullanıldığında, işitme kaybı gözlenebilir.
Karboplatin kusmaya neden olabilir; öncesinde kusmaya neden olan ilaçlarla tedavi gören hastalarda kusma daha ciddi olabilir. Tedaviden önce anti-emetiklerin kullanılması kusma sıklığı ve şiddetini azaltır.
Periferik nörotoksisite nadiren görülürse de, 65 yaşın üstündeki ve daha önce sisplatin tedavisi uygulanmış hastalarda görülme sıklığı artar.
Önerilenden daha yüksek dozlarda karboplatin kullanılan hastalarda görme kaybı ortaya çıkabildiği bildirilmiştir; yüksek doz kullanımı sonlandırıldığında görme tamamen veya yüksek oranda normale döner.
Platin içeren diğer ilaçlarda olduğu gibi, karboplatin uygulanan hastalarda da alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar ilaç uygulamasını takiben bir kaç dakika içerisinde gelişir ve uygun destekleyici tedavi uygulanmasını gerektirir.
Önerilenin dört katı dozlarda karboplatin uygulananlarda karaciğer işlev testlerinde ciddi bozukluklar gözlenmiştir.

Gebelik ve emzirme döneminde kullanım
Gebelik kategorisi : D
Karboplatin gebe bir kadına uygulandığında fötüse zarar verebilir. Gebelik döneminde kullanımına ilişkin yeterli veri bulunmamakla birlikte, sıçanlarda embriyotoksik ve teratojenik olduğu gösterilmiştir. Gebelik sırasında kullanılırsa veya hasta bu ilacı kullanırken gebe kalırsa, hasta ilacın fötüse zararlı etkileri konusunda bilgilendirilmelidir. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınların gebelikten kaçınmaları önerilir.
Karboplatin'in anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Emzirilen bebeklerde toksisite olasılığı nedeniyle, karboplatin uygulanan annelerin emzirmeyi sonlandırmaları önerilir.

Karsinojenez, mutajenez ve üreme üzerine etki
Karboplatin'in karsinojenik potansiyeli incelenmemiştir ama benzer etki mekanizmasına ve mutajenik potansiyele sahip başka ilaçların kanser gelişimine yol açabildiği gösterilmiştir. Karboplatin'in mutajenik potansiyeli olduğu in vivo ve in vitro gösterilmiştir. Ayrıca, sıçanlarda organojenez döneminde kullanıldığında embriyotoksik ve teratojenik olduğu gösterilmiştir.
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar

CARDENOR, %0.9'luk izotonik sodyum klorür çözeltisi ya da %5'lik glikoz çözeltisi içerisinde seyreltilerek size uygulanacaktır.

Doktorunuz hastalığınıza bağlı olarak ilacınızın dozunu ayarlayacaktır.

Sağlık personeline yönelik bilgiler bu belgenin sonunda yer almaktadır.

Uygulama yolu ve metodu

CARDENOR, tercihen kolunuzdaki geniş bir damara infüzyon ile uygulanacaktır.

Eğer CARDENOR'un etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden fazla CARDENOR kullandıysanız

CARDENORhastane ortamında doktorunuz tarafından uygulanacaktır.. Bu nedenle gerekenden fazla ilaç verilmesi olası değildir. Ancak herhangi bir endişeniz varsa doktorunuz veya hemşireniz ile konuşunuz.

Aşırı doz durumlarında veya aşırı duyarlı insanlardaki olağan dozlarda, şu etkiler daha sık görülebilir: Hipertansiyon, ışıktan korkma, göğüs kemiğinin arkasında ağrı, solukluk, aşırı terleme ve kusma..

Tedavi

Hastanın durumu stabilize oluncaya kadar uygulama kesilmelidir.

Antidot

Fentolamin mezilat gibi bir alfa-blokerin (5-10 mg) intravenöz uygulanması. Eğer gerekirse bu doz tekrarlanabilir.

CARDENOR'dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

CARDENOR'u kullanmayı unutursanız

Geçerli değildir.

Bu ilacın kullanımıyla ilgili başka sorularınız olursa, doktorunuza sorunuz.

Karboplatin, nefrotoksik ilaçların böbrekler üzerindeki etkilerini şiddetlendirebilir.
Alüminyum içeren iğneler ve intravenöz setler karboplatin ile reaksiyona girerek tortu oluşmasına ve potens kaybına neden olacağından, ilacın hazırlanmasında veya uygulanmasında kullanılmamalıdır.
Her flakonda 150-450 mg karboplatin ve enjeksiyonluk su q.s. bulunur.
Farmakodinamik özellikleri
Parasetamal, analjezik ve antipiretik bir ajandır. Parasetamalün terapötik etkileri, siklaaksijenaz enziminin inhibisyanu sanucu prastaglandin sentezinin inhibisyanuna bağlı alduğ u düşünülmektedir. Periferik siklaaksijenaza aranla parasetamalün santral siklaaksijenaz üzerine daha etkili inhibitör alduğunu gösteren kanıtlar vardır. Parasetamalün analjezik ve antipiretik özellikleri vardır, fakat sadece zayıf anti-enfiamatuar özelliklere sahiptir. Bu durum; enflamatuar dakuların diğer dakulara aranla daha yüksek seviyelerde hücresel peraksidler içermesi ve bu hücresel peraksidlerin parasetamalün siklaaksijenaz inhibisyanunu önlemesiyle açıklanabilir.

Farmakokinetik özellikleri
Absorpsiyon: Parasetamalün absarpsiyanu başlıca ince barsaklardan pasif transfer ile alur. Gastrik başalma, aral uygulanan parasetamal absarpsiyanu için hız sınırlayıcı bir basamaktır. Daruk plazma parasetamal kansantrasyanu farmülasyana bağlı alarak genellikle aral uygulamadan sanra 30 ila 90 dakika arasında meydana gelir. Parasetamalün değişken bir aranı ilk geçiş metabalizmasında kaybalduğu için aral uygulamadan sanra sistemik dalaşımda tam alarak bulunmaz. Erişkinlerdeki aral biyayararlanımın uygulanan parasetamal miktarına bağlı alduğu görünmektedir. Oral biyayararlanımın 500mglık dazdan sanra %63 iken 1 veya 2g (tablet farmu) dazundan sanra yaklaşık %90'a yükselir.
Dağılım: Parasetamal birçak vücut sıvısına eşit miktarda dağılır. Terapötik dazları takiben parasetamal plazma prateinlerine farkedilir derecede bağlanmaz.
Metabolizma ve eliminasyon: Terapötik dazlardan sanra parasetamalün plazma yarılanma ömrü 1.5-2.5 saatleri arasındadır. Parasetamal karaciğerde metabalize alur. İdrarla atılan majör metabaliti glukuranid ve sülfat kanjugatıdır. Tek dazu (1000mg iv) takiben parasetamalün tatal vücut klirensi yaklaşık 5ml/dak/kg'd ır. Parasetamalü n renal klirensi idrar akış hızına bağlıdır, fakat, pH'ya bağlı değildir. Uygulanan ilacın %4'den daha azı değişmemiş parasetamaldür. Sağlıklı bireylerde terapötik dazun yaklaşık %8S-9S'i 24 saat içinde idrar ile atılır.
Ağır böbrek işlev bozukluğu bulunanlarda (kreatinin klirensi 20 ml/dk), ağır miyelosupresyonlularda ya da sisplatin veya diğer platin içeren bileşiklere karşı alerjik reaksiyon gösteren hastalarda kullanılmamalıdır.

Yorumlar

Bu ürün için hiç yorum yapılmamış.

Ürün hakkındaki görüşlerinizi ve şikayetlerinizi yazın

Rating Message