alt kategori imajı

    Hipertansiyon Nedir?

    Hipertansiyon kan basıncı yüksekliğidir. Damarın içindeki kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınca hipertansiyon denir.

    18 yaşını geçmiş erişkin bir bireyde, farklı 2 günde en az 2 kez yapılan kan basıncı ölçümlerinde büyük tansiyonun 140 mm Hg (civa basıncı) ve üzerinde ya da küçük tansiyonun 90 mm Hg ve üzerinde olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilmektedir.

    Büyük tansiyonu 120-139 mm Hg, küçük tansiyonu 80-89 mm Hg arasında olan kişiler hipertansiyon için adaydır.


    Hipertansiyon Belirtileri Nelerdir?

    Hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebilir. Bu yüzden “sessiz düşman” olarak da anılmaktadır. Bu yüzden sağlıklı da olsanız belirli aralıklarla kan basıncınızı ölçtürmelisiniz.

    Hipertansiyon belirtileri baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, kulak çınlaması, görmede bulanıklıktır. Bazı kişilerde burun kanaması, sık idrara çıkma, bacaklarda şişlik de görülebilir.

    Kan basıncının çok yükseldiği durumda belirtilere çift görme, dilde peltekleşme, yüzde ya da vücutta karıncalanma eklenir. Çok yüksek kan basıncına ise malign hipertansiyon adı verilir. Kişilerde zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi, böbrek yetersizliği görülebilir. Bu tip hipertansiyon acil bir durumdur. Mutlaka hastaneye başvurulmalıdır.


    Kan basıncı türleri nelerdir?

    Birincil (temel) hipertansiyon: yıllar boyunca kademeli olarak ilerleyen hipertansiyondur. Sekonder hipertansiyon: Altta yatan bir hastalığa bağlı olarak gelişen hipertansiyondur. Bu tip hipertansiyonda kan basıncı yüksekliği daha yüksek değerdir.


    Hipertansiyon Nasıl Teşhis Edilir?

    Farklı iki günde en az iki kez yapılan ölçümlerde 18 yaşını geçmiş erişkin bir bireyde büyük tansiyonun 140 mm Hg (civa basıncı) ve üzerinde ya da küçük tansiyonun 90 mm Hg ve üzerinde olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilmektedir.


    Hipertansiyon Tedavisi Nasıl Olur?

    Hipertansiyon tedavisinin amacı kan basıncını 140/90 mm hg altına düşürmektir. Eğer hastada ek olarak şeker hastalığı, böbrek yetersizliği varsa kan basıncının daha fazla düşürülmesi hedeflenir.

    Hipertansiyon tedavisinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri vardır; düzenli egzersiz kilo kontrolü, tuz alımının kısıtlanması çok önemlidir.

    Aynı zamanda hipertansiyon tedavisinin önemli bir bölümünü ilaç tedavisi oluşturur.

    İlaçlar, tansiyonu düzenlerken, kalp-damar sistemini korur ve böbreklerin bozulmasını da engeller. İlaç tedavisinde, sadece tansiyonun kontrol altına alınması değil, diğer organların da

    korunması amaçlanmaktadır.

    Hipertansiyon İlaçları

    • Diüretikler (idrar söktürücü)
    • Alfa blokerler (kalbin iş yükünü azaltır)
    • Beta blokerler (kalbin iş yükünü azaltır)
    • Vazodilatörler (kan damarlarlarını genişletir)
    • ACE inhibitörleri (anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri)
    • Anjiyotensin 2 reseptör blokerleri (ARB'ler)
    • Kalsiyum kanal blokerleri (kalsiyum iyonlarını bloke ederek kalbin iş yükünü azaltır)
    • Santral adrenerjik inhibitörler olarak sınıflandırılır.

    Antihipertansiflerin ortak potansiyel yan etkileri

    • Alerjik reaksiyon
    • Düşük kan basıncı (hipotansiyon)
    • Aritmi (anormal kalp ritmi)
    • Çarpıntı
    • Baş dönmesi veya göz kararması
    • Bayılma (senkop)
    • Baş ağrısı
    • Güneş ışığına artmış hassasiyet (fotosensitivite)
    • Uyuklama, yorgunluk
    • Anormal kanama
    • Eklem veya bel ağrısı
    • Bulantı, ishal
    • Deride anormal renk değişimi (döküntü, mavi veya sarı renk değişimi)
    • İktidarsızlık
    • Depresyon
    • Kabızlık

    Bu yan etkiler çoğunlukla ilacı bıraktıracak kadar ciddi seyretmez. İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda böbrek atardamarlarına işlem yapılarak kan basıncı kontrol altına alınabilir.

    Sigara ve alkol kullanımın da, özellikle kalp ve damar sistemi ile hipertansiyona direkt etkisi bulunduğundan bu alışkanlıkların sonlandırılması, kilo kontrolü ve stresten uzak durulması önemlidir.

    Dr. Yeşim DALYAN

    Bu bölümde soru-cevap henüz yapılmamıştır.

    Soru Sorun

    alt kategori imajı

    Hipertansiyon Nedir?

    Hipertansiyon kan basıncı yüksekliğidir. Damarın içindeki kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınca hipertansiyon denir.

    18 yaşını geçmiş erişkin bir bireyde, farklı 2 günde en az 2 kez yapılan kan basıncı ölçümlerinde büyük tansiyonun 140 mm Hg (civa basıncı) ve üzerinde ya da küçük tansiyonun 90 mm Hg ve üzerinde olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilmektedir.

    Büyük tansiyonu 120-139 mm Hg, küçük tansiyonu 80-89 mm Hg arasında olan kişiler hipertansiyon için adaydır.


    Hipertansiyon Belirtileri Nelerdir?

    Hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebilir. Bu yüzden “sessiz düşman” olarak da anılmaktadır. Bu yüzden sağlıklı da olsanız belirli aralıklarla kan basıncınızı ölçtürmelisiniz.

    Hipertansiyon belirtileri baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, kulak çınlaması, görmede bulanıklıktır. Bazı kişilerde burun kanaması, sık idrara çıkma, bacaklarda şişlik de görülebilir.

    Kan basıncının çok yükseldiği durumda belirtilere çift görme, dilde peltekleşme, yüzde ya da vücutta karıncalanma eklenir. Çok yüksek kan basıncına ise malign hipertansiyon adı verilir. Kişilerde zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi, böbrek yetersizliği görülebilir. Bu tip hipertansiyon acil bir durumdur. Mutlaka hastaneye başvurulmalıdır.


    Kan basıncı türleri nelerdir?

    Birincil (temel) hipertansiyon: yıllar boyunca kademeli olarak ilerleyen hipertansiyondur. Sekonder hipertansiyon: Altta yatan bir hastalığa bağlı olarak gelişen hipertansiyondur. Bu tip hipertansiyonda kan basıncı yüksekliği daha yüksek değerdir.


    Hipertansiyon Nasıl Teşhis Edilir?

    Farklı iki günde en az iki kez yapılan ölçümlerde 18 yaşını geçmiş erişkin bir bireyde büyük tansiyonun 140 mm Hg (civa basıncı) ve üzerinde ya da küçük tansiyonun 90 mm Hg ve üzerinde olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilmektedir.


    Hipertansiyon Tedavisi Nasıl Olur?

    Hipertansiyon tedavisinin amacı kan basıncını 140/90 mm hg altına düşürmektir. Eğer hastada ek olarak şeker hastalığı, böbrek yetersizliği varsa kan basıncının daha fazla düşürülmesi hedeflenir.

    Hipertansiyon tedavisinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri vardır; düzenli egzersiz kilo kontrolü, tuz alımının kısıtlanması çok önemlidir.

    Aynı zamanda hipertansiyon tedavisinin önemli bir bölümünü ilaç tedavisi oluşturur.

    İlaçlar, tansiyonu düzenlerken, kalp-damar sistemini korur ve böbreklerin bozulmasını da engeller. İlaç tedavisinde, sadece tansiyonun kontrol altına alınması değil, diğer organların da

    korunması amaçlanmaktadır.

    Hipertansiyon İlaçları

    • Diüretikler (idrar söktürücü)
    • Alfa blokerler (kalbin iş yükünü azaltır)
    • Beta blokerler (kalbin iş yükünü azaltır)
    • Vazodilatörler (kan damarlarlarını genişletir)
    • ACE inhibitörleri (anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri)
    • Anjiyotensin 2 reseptör blokerleri (ARB'ler)
    • Kalsiyum kanal blokerleri (kalsiyum iyonlarını bloke ederek kalbin iş yükünü azaltır)
    • Santral adrenerjik inhibitörler olarak sınıflandırılır.

    Antihipertansiflerin ortak potansiyel yan etkileri

    • Alerjik reaksiyon
    • Düşük kan basıncı (hipotansiyon)
    • Aritmi (anormal kalp ritmi)
    • Çarpıntı
    • Baş dönmesi veya göz kararması
    • Bayılma (senkop)
    • Baş ağrısı
    • Güneş ışığına artmış hassasiyet (fotosensitivite)
    • Uyuklama, yorgunluk
    • Anormal kanama
    • Eklem veya bel ağrısı
    • Bulantı, ishal
    • Deride anormal renk değişimi (döküntü, mavi veya sarı renk değişimi)
    • İktidarsızlık
    • Depresyon
    • Kabızlık

    Bu yan etkiler çoğunlukla ilacı bıraktıracak kadar ciddi seyretmez. İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda böbrek atardamarlarına işlem yapılarak kan basıncı kontrol altına alınabilir.

    Sigara ve alkol kullanımın da, özellikle kalp ve damar sistemi ile hipertansiyona direkt etkisi bulunduğundan bu alışkanlıkların sonlandırılması, kilo kontrolü ve stresten uzak durulması önemlidir.

    Dr. Yeşim DALYAN

    Bu bölümde soru-cevap henüz yapılmamıştır.

    Soru Sorun